Çağdaş Sözlük

HAm ~ حام

Kamus-ul'Alam - HAm ~ حام maddesi. Sayfa: 317 - Sira: 4

Kamusul Alam, Şemseddin Sami; Kamusul Alamde HAm maddesi. osmanlıcada HAm ne demek, HAm anlamı manası, HAm osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte HAm hakkında bilgi. Arapça HAm ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada HAm anlamı

Kamusul Alamde - حام HAm maddesi. Şemseddin Sami, Kamusul Alam Ansiklopedisi

HAm ~ حام güncel sözlüklerde anlamı:

HAM ::: f. Olmamış, pişmemiş, çiğ. * Nâfile, beyhude, boşuboşuna. * İşlenmemiş, üzerinde çalışılmamış. * Acemi kimse, tecrübesiz. Terbiye görmemiş kişi.

HAM ::: f. Bükülmüş, kıvrılmış, eğrilmiş.

ham ::: haş

ham ::: (f. s.) : eğri, bükülmüş. Kamet-i ham : eğri boy. Ebrû-yi ham : eğri kaş.

ham-ı zülf ::: zülfün (saç lülesinin) kıvrımı, büklümü.

Ham :::


  1. Yenecek kadar olgun olmayan (meyve).

  2. İşlenmemiş (madde).

  3. İdmansız.

  4. Gerçekleşme kolaylığı veya imkânı olmayan.

  5. Kaba, toplum kurallarını bilmeyen, incelmemiş.

hâm ::: çiğ , tecrübesiz , eğri , bükülmüş , ham , bükük , olmamış

ham ::: ‬çiğ

ham ::: ham

ham ::: ‬eğik eğri

ham ::: bükük

hâm ::: (f. s.) 1) pişmemiş, olmamış, çiğ. 2) işlenmemiş, üzerinde çalışılmamış. 3) boş, nafile, beyhude. Hayâl-i hâm, Ümîd-i hâm : boş hayal, boş ümit. 4) terbiye, tecrübe görmemiş, acemi [kimse].

ham ::: kaba, kabak, olmamış, tor

HAM :::

f. Olmamış, pişmemiş, çiğ. * Nâfile, beyhude, boşuboşuna. * İşlenmemiş, üzerinde çalışılmamış. * Acemi kimse, tecrübesiz. Terbiye görmemiş kişi